17 Eylül 2010 Cuma

heysoulsister*

Aman ya, durup durduk yerde pek bir sıkılmıştım, hayattan bezmiştim falan. Bunun ergenlikle bir ilgisi var mı bilemem. Ha bir de arkadaşlarla buluşmuştuk. Öyle buluşmalarda falan eve dönünce bir garip oluyorum, içimi sıkıntı basıyor. Hemen akşamına özlüyorum sanırım onlarla gülmeyi, onlara dertlerimi anlatabilmeyi. Onlar hani cidden çok önemliler benim için. Evde olaylar mı oldu, tartıştık mı ne bok olduysa onların yanına gidince unutuveriyorum hep. Amaan, neyse. Başlıkta yazandan uzaklaştık çokça. Lalalaa. İşte nerde kalmıştım canım sıkılmıştı falan. Sonra arkadaş paylaşmış Train - Hey Soul Sister'ı. Dinledim böyle içimde bi sevinç patlaması, rahatlama falan oldu. Hey There Delilah'ta da öyle olur mesela. Bazı şarkılar var ki insanı kendinden geçiriyor. Neyse siz de dinleyin, hayrını görün dedim, ehe. Kötü mü ettim?


Train - "Hey, Soul Sister"
Yükleyen Mplay. - Video klipler, sanatçı röportajları, konserler ve çok daha fazlası.

8 Eylül 2010 Çarşamba

ben terkedilmedim.

Bazı insanların ayrılmak ve terketme/terkedilmek arasındaki farkı anlaması lazım. Ben bu iki kavramın da ne demek olduğunu biliyorum. Ayrılmak karşılıklı anlaşarak, yollarını ayırmak anlamına gelir. Terk eyleminde ise terkedilen hala çok büyük bir aşk yaşıyor olabilir, fakat bu terkedenin sikinde olmaz. İşte burda ah yazık terkedildi falan diyebilirsiniz. Ama biz ayrıldık ya. Önce onun demesi bir şeyi değiştirmez. Şu iki günde egomu söndürdünüz, bitirdiniz beni yemin ediyorum. "Keşke sen bitirseydin kanka." Evet arkadaşım, ayrılmak istememe rağmen önce onun demesi bana da koydu. Ama o dedi, ben de "evet bence de ayrılmalıyız." dedim. Olay budur. Sinir etmeyin beni. Blog yazdım. Yaram var blog yazıyorum hadi bıy bıy.

26 Ağustos 2010 Perşembe

cenazemde çalsın.


Eliza Doolittle - Pack Up
Yükleyen EMI_Music. - Video klipler, sanatçı röportajları, konserler ve çok daha fazlası.

lyrics.
I get tired
And upset
And i’m trying to care a little less
When I google I only get depressed
I wast taught to dodge those issues I was told
Don’t worry
There’s no doubt
There’s always something to cry about
When you’re stuck in an angry crowd
They don’t think what they say before they open their mouths

[chorus]
Pack up your troubles in you old kit bag
And bury them beneath the sea
I don’t care what the people may say
What the people may say about me
Pack up your troubles get your old grin back
Don’t worry ’bout the cavalry
I don’t care what the whisperers say
Cos’ they whisper too loud for me.

Hot topic
Maybe I should drop it
It’s a touchy subject
And I like to tiptoe round the tiff goin’ down
You got penny, but no pound
Your business is running out
‘not my business to talk about
They don’t think what they say before they open their mouths.

[chorus]
Pack up your troubles in you old kit bag
And bury them beneath the sea
I don’t care what the people may say
What the people may say about me
Pack up your troubles get your old grin back
Don’t worry ’bout the cavalry
I don’t care what the whisperers say
Cos’ they whisper too loud for me.

Tweet tweet
Tweet tweet tweet tweet tweet
Tweet

[chorus]
Pack up your troubles in you old kit bag
And bury them beneath the sea
I don’t care what the people may say
What the people may say about me
Pack up your troubles get your old grin back
Don’t worry ’bout the cavalry
I don’t care what the whisperers say
Cos’ they whisper too loud for me.

Yeahh yeah yeah
Yeah yeah
Yeah
(dibadabadodooo)

20 Ağustos 2010 Cuma

onu bunu bırak

dün bir filme gittim beyler, inception. leonardo, marion, ellen falan var. var olmasına var da bir bok anlamadım ilk yarıda. ne oluyor bu herifler ne yapıyor, nereye gidiyor, amaç ne, neden böyleler? ikinci yarıda hafiften bir şeyler çakmaya başladım ama. aksiyonluydu, sürükleyiciydi. hoş, arada neredeyse yarım saat beklettiler konak piere burdan ilgilerinden dolayı teşekkür fışkırtıyorum. ama yani dediğim gibi film cixti. leonardo daha cixti. karısını da gerçekte severim de, filmde biraz götek bi karakterdi sanki. gerçi o öl kurtul falan fikrini aklına yerleştiren herif bizim leo'ymuş da neyse. ellen da şekerdi ne diyeyim. bilirdim, çok sevmezdim de, bu filmle bi ısındım ona. zekiydi falan yani. öyle, evet. hadi görüşürüz.

24 Temmuz 2010 Cumartesi

o değil de.

tatil için foçaya geldik, teyzemlerin evine. geçen seneden arkadaşlar falan da vardı. ama fark ettim ki onlarla ortak noktam yokmuş. ^^ olsa bile zaten, burası çok sıkıcı. beş tane de kedi var evde. çekilir mi? otur, otur, otur, yüz, yüz, yüz, otur. günlerdir yaptığım tek şey. ah, evimde olmak vardı. ps'si olan bilgisayarımın başında, serin serin oturmak... özledim vallahi. hem ortak noktamızın fazlasıyla olduğu arkadaşlarımla da takılırdım. neyse artık, en kısa zamanda dönmek dileğiyle.

eğer on dört yaşındaysanız hayat gerçekten çok bok. *

7 Temmuz 2010 Çarşamba

S4 League

Hacı işte ben o tepede yazan oyunu oynuyorum son bir haftadır. Böyle çok hoş bir şey yani. Stres atmak için birebir, hem yeni küfürler de öğreniyorsun. Tabisi yeniyim, sadece bu oyunda değil öyle taklalı silahlı işlerde yeniyim daha. Olsun, zamanla öğreneceğiz onları da. Silahta iyiyim de, swordta pek bi bokum be hacı. Bugün sword maçları falan yaptık. Hani takım benim yüzümden kaybetti. En son gidip biyere saklandım, puanımız arttı yemin ediyorum. dşfkalsdksd :D Ama güzel oyun yani, vakit dolduruyor. Öyle, öneririm, bay.

26 Haziran 2010 Cumartesi

duygusal ergen, kaç hadi benden.

yaa bana ne oluyor son zamanlarda anlamıyorum. çokçokçok mutsuzum, dakika başı ağlayasım geliyor, durmadan üzgünüm, sıkkınım. sbs bitti sbs bitti dediler de bi bok oldu sanki, daha da beter şimdi. en azından test çözmek gibi bir aktivitem vardı. çok sıkılıyorum şimdi, çok. eski hobilerime dönme gibi bir isteğim de yok. hatta hiç bir şeyi yapma isteğim yok, hiçbir şey yapmak istemiyorum, evet. neden böyle onu da bilmiyorum. bihterin intihar sahnesine baka baka bu üzüntüme de üzüntü kattım ya hani, neyse. biri blue çağındasın dedi. oha, dedim ben de. bu kadar mı isteksiz olabilir bi insan sırf blue çağında diye. bence ben darkblue çağında falanım. öyle yani, yazacak şey de bulamadım bak. bunu yazmaya bile isteksizim. kısaca çokçokçok mutsuzum. emre aydından bir alıntı yaparak da size veda ediyorum: midem bulanıyor, galiba dünya tuttu.

24 Haziran 2010 Perşembe

aşk-ı memnu finali.

şu an ağlamaktan bitap düşmüş durumdayım. niye? çünkü bihter öldü. kocaman aşk, aşk-ı memnu öldü. hele behlül, bütün hayatı boyunca o yükle, vicdan azabıyla yaşayacak. dizinin başından beri ağlıyorum zaten ben. en sonlarda sinirlerim bozuldu, gülmeye başladım, garip. garip olansa bir dizinin beni bu kadar etkileyebilmesi. ama bihter'in annesine "nasıl dayanırım?" diye yakarışı, behlül'le konuştuktan sonra kağıtları yırtması ve en kötüsü kendini öldürmesi o kadar koydu ki bana, anlatamam. zaten sıkıntıdan patlamış durumda ağlayacak yer arıyordum, diziyle birlikte kendimi kaybettim. tabii tek üzüldüğüm bihter değil, nihal, adnan, beşir, behlül.. nihal'in bütün hayalleri yıkıldı, sevdiği adamı kaybetti. adnan hem kızının acısını hem de oğlu bildiği adamın onu sırtından bıçaklamasının acısını birlikte çekiyor. beşir'e gelirsek o zaten gitti.. behlül'se.. o kötü. üzüntüden saç sakal birine dönüştüğünü görünce ilk başta güldüm aslında, hatta gülmek ne kelime resmen kahkaha attım. fakat daha sonrasında bu kahkahanın aslında sinirlerimin bozulmasından dolayı olduğunu fark ettim. onların tek suçu sevmekti. kötü oldu bu, üzüldüm.

toygar işıklı veda | izlesene.com


23 Haziran 2010 Çarşamba

odamdaki minnoş.

evet, şu an odamda dört yaşındaki bir minnoş var. her ne kadar işim olduğunu söylesem de geldiğinden beri kim possible, bakugan vb. oynuyor. tabii bu benim gibi bütün gün bilgisayar başında oturan birisi için oldukça zor bi' durum. peki bu minnoş neden benim odamda? annemlerin günü varmış. haydaa. bıktık o günlerden be hacı. aşağı iniyorsun "ay denizcim ne kadar büyümüşsün" yukarı çıkıyorsun "ablası biraz da kardeşin oynasın" ne kardeşi len. tanımıyorum etmiyorum küçücük minnoşları odama getiriyorsunuz, bilgisayarımı gün boyunca işgal ediyorlar. oynadığı oyunlar da oyun olsa. taso mudur top mudur nedir bir şeyi fırlatıyor, bakugan kalk diye bağırıyor. tövbe yerebbim. yavaş yavaş bu çocukları sevmemeye başlıyorum. hele ki bilgisayar sülüğüyseler. Allah düşmanımın başına vermesin. tütütü.